Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

 

İlimizde düzenlenen Vergi konulu yarışmada Anadolu Ticaret Meslek Lisesi 11/A sınıfı öğrencilerinden Nilgün IRMAK'ın İl düzeyinde 1. olmuş ve ödüllendirilmiştir.

YAŞANMAYA DEĞEN TÜRKİYE

 

            Şu günlerde konuşmayı yeni öğrenmiş çocuktan tutun da okuryazarlığı olmayan yaşlılara kadar herkesin ağzına sakız olan bir söz var. Son günlerde pek sık kullanılmasa da daha uzun süre kulaklarda çınlayacak olan milenyum dan  bahsediyorum. Herhalde daha önceki bin yıldan farklı olacak ki adına milenyum denmiş!

 

            Eee artık milenyuma da girdik AT’ye üye olmazsak ayıp (!) olur. Üye olmak için ne yapalım? Öncelikle onlara benzemeye çalışalım, yani rumuzu moda olan terbiyesizliği biz de yapalım konuşurken anlamını bilmesek dahi yabancı kelimeleri fazlaca kullanalım ki; hem karşımızdakinin bir şey anlamasına fırsat v

ermeyelim hem de beğenisini kazanalım. Sonra şu eskiyen örf ve adetlerimizi bir kenara bırakıp Batıdan ithal ettiğimiz yeni adetleri benimseyelim. Mesela üç öğün az geliyor diye dördüncüsünü yani “5 çayı” nı da ekleyiverelim. Akşamları sıkılınca dışarı çıkıp, gece yarıları evin yolunu bulduğumuzda hesap  sormaya kalkanlara Almanya’daki aile yapısını anlatmaya başlayalım. Ekonomik özgürlüğümüzü kazanmak için yüksek öğrenim tahsili yaparken yaşama özgürlüğümüzü kaybedelim. Batı’dan getirdiğimizi kabul ettiremeyince “ Atatürk senin yaptığına  karşı idi” diyerek kelimelerle anlatılamayan böyle bir insanı eleştiriler karşısında kalkan yapalım.

 

            Hayır ben bu şekilde Batı’nın ve batılın esiri olmuş bir  Türkiye istemiyorum. Ben kendi  çıkarlarını toplumunkine feda eden, birbirlerini insan olmalarından ötürü seven, gözlerini hoşgörü gözlüklerini taktıktan sonra açan, insanları kardeş bilen, hiçbir işine hile, yalan, dolan, hırsızlık karıştırmayan, içinin de dışının olması gerektiği gibi temiz olan, kimsenin hakkında kötü düşünmeyen, kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapmayan, insanlığa hizmeti kendine amaç edinen, tembellik mikrobunun çalışkanlık aşısını çoktan almış, gelişen teknolojinin ensesinden ayrılmayan, ilmin yaşı yoktur ilkesini benimsemiş, tarihine, kültürüne, örf ve adetlerine sahip çıkan, insan gibi insanların yaşadığı demokratik bir ülke istiyorum. Kısacası tüm bu sayılanları bir bütün olarak ele alan dini 21. yüzyılda daha iyi anlayan ve yaşayan bir Türkiye istiyorum. Ben üretken yatırımcı yapısal iyileşme için emek sarf eden ve ne istediğini bilen yani aklını kullanabilen bir Türkiye istiyorum.      

 

            Tabir  caiz ise kendi yağı ile kavrulabilen, ayakta durmak için başkasına ihtiyacı olmayan, nereden bakarsanız mükemmeli görebileceğiniz bir Türkiye istiyorum.

 

            Ben görenlerin dilini yuttuğu yaşamaya değer bir Türkiye istiyorum.

                                                                                                                       

                                                                                                                        Nilgün IRMAK

                                                                                                                        ATML 11/A

ANASAYFA   |   FAALİYETLER SAYFASI